dağ başı,göl kenarı,bir gün,bir gece..

Eveeet,bu ayakkabıları bu hale getiren nedir?Bizim evin erkekleri haftasonu bir maceraya gittiler.Zülfiye’nin eşi Levent ,aynı zamanda bir avcıdır.Her yıl nerelere gider,başına neler gelir ama bir türlü uslanmaz.Hal böyle olunca ,anlattıklarından bizimkilerin de ağzının suyu akar ama elden bir şey gelmez.

    Geçenlerde” hadi hep beraber bir gece kamp yapalım ”dedi bizim avcı.Hemen organize olundu.Onlara çaktırmadan biz de Zülfiş’le organize halindeydik.Cumartesi sabahı 05.30 da yola çıktılar.4 erkek çocuk,iki baba.Kırklarelinde ,Armağan köyü diye bir köyde,Armağan barajının yanında.Tabi dönüşte ayakkabılar bu hale gelmiş.Onların çektiği bir kaç resim ekleyeceğim şimdi.

.Bu pozu neden vermiş bizim ergenler bilemedim.Hallerinden keyifleri pek bi yerinde gibi..ama bunlar ergen biraz sonra facebook’tan bir bildirim gelir mazallah,suratları anında değişir.

..Bunlar da küçük sıpalar.Herkes eşini bulmuş dolaşıyor.Resimlerden onu anlıyorum.Levent neye bakıyor,kesin bir böceğin izini sürüyordur.Resimleri Gökhan çektiği için onu göremiyoruz malesef.Makinemi al demiştim,unutmuş,telefonla da bu kadar oluyor demek..Çadır kurulmaya başlamış burada.Büyük sıpalar neler kaynatıyordur kim bilir?.Kerem ”benim odam çok rahattı”derken anlamamıştım çadırın odalara ayrılmış olduğunu.Hiç çadır kültürüm olmamıştır da.Onlar Selçuk’la aynı odada yatmışlar.Çocuklar zaten çok sever böyle yerlerde oynamayı,uyumayı.Gece çok soğuk olmuş tabi.Bir tek Kerem üşümemiş,diğerleri donmuş.Kaan ve Bedo uyku tulumuna girdiklerinden fena değillermiş.Gökhan kafasına kapşonu geçirip yattığı halde donmuş,bir ara başka bir t-shirt geçirmiş kafasına ayrıca.Abartmış,zaten evde de sadece o donar nedense..Doğa adamı yine bulmuş bir doğa harikası..Balık tutma keyfi yapamamışlar.Çünkü balık yokmuş.Mangalda pişirmedik bir şey bırakmamışlar gerçi.Neler neler almışlar giderken.Topu topu bir gün,bir gece.Cipsler,çikolaralar,kekler,sucuklar,kanatlar…afiyet olsun.Çadırları göle nazır ,ne güzel yerdeymiş öyle..Resimlerde yok ama kocaman bir ateş yakmışlar.Bir yığın çalı,çırpı toplamışlar.Bedirhan tam da gitarıyla hava atacağı yere gitmiş demek ki.Duyan da Bodrum’da,etrafta kızlar filan var sanır.Sabaha karşı çadırın etrafını çakallar sarmış,ulumalarından tırsmış birisi.

.Sabah kahvaltıda Levendö Menemeno.Çaydanlıkta yumurtalar haşlanmış.Sucuklar…öf ağzım sulandı şimdi..Ayakkabılar temizlendi.Bu da benimkiler için güzel bir anı oldu.

Not:Heee biz mi ne yaptık Zülfiye ile.Bağrımıza taş bastık,Capitol’de yemek zor geçti boğazımızdan. .Marketten akşam çayın yanında yemek için aldığımız ıvır-zıvırları inanın hep onları anarak yedik.Hatta nostalji olsun diye Çamlıca gazoz bile içtik şişeden.Şimdi olsalardı diye,diye..Bir de Çınaraltı yapacaktık ama ayaklarımız yorulmuş be.

Bize de lazım böyle arada…okulların açılma arefesinde bize de iyi geldi.

dağ başı,göl kenarı,bir gün,bir gece..” üzerine 15 düşünce

  1. fatma demirel

    nuray hanım ne güzel bir gezi olmuş. çocuklarımıza şart aslında bu tür etkinlikler.boğazınızdan zor geçen yemek kısmında koptum zaten. çok yaşayın.saygılar

    Yanıtla
  2. zeynep

    Çok harap oluyor ayakkabılar doğru ama ben böyle dağ bayır dolaşmayı çok seviyorum:) insanın ayağı arada toprağı görmeli:)

    Yanıtla
    1. elmalı kurabiye

      ayakları tek toprak görse iyi ,kıçlarından neredeyse çalı ,çırpı dökülüyordu banyoya yürüyene kadar.üçünü de banyoya tıktım.Küçükten büyüğe yıkanı aldım dışarı,sen düşün banyoyu.

      Yanıtla
  3. aslı

    harika bir post olmuş, inanın gülerek okudum 🙂 çok iyi geldi bu fotolar ve yazınız 🙂 sizde bu arada, hiç eglenmemişsiniz tabi 🙂

    Yanıtla
    1. nuray Yazar

      Benim kardeşim yapmaz öyle kabalıklar.O lafın gelişi öyle yazmıştır.Ben bilirim onu.Yoksaaa tersim çoook kötüdür bilir o beni.
      Abdüssamet gördüğün gibi Karadeniz dayanışması .:)))

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.